Çalışan deneyimi özellikle 90’lı yıllarda doğan gençlerin iş hayatına girmesi ile çok daha önemli bir hal aldı. Bu bağlamda Avrupa merkezli kuruluşların çalışan deneyimi ni ve teknolojiyi şekillendirmedeki rolünü nasıl yönettiğini araştıran Ekonomist İstihbarat Birimi ( EIU ) tarafından bir rapor yayınlandı. “Avrupa’daki Çalışma Deneyimi: Teknolojinin Üretkenlik ve Katılımdaki Rolü” isimli rapordaki analizler, 628 şirket yöneticisinin katıldığı, Nisan ve Mayıs 2019’da gerçekleştirilen bir ankete dayanıyor. Araştırmaya katılan kurumlar Fransa, Almanya, Hollanda, Polonya ve İngiltere’de enerji (petrol ve gaz), finans hizmetleri, sağlık, imalat, perakende ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteriyor. Katılımcıların çoğu (%83) 500’den fazla çalışanı olan, yarısından fazlası (%53) ise 5.000’den fazla çalışanı olan işletmelerden oluşuyor. 

Raporun sonuçlarına göre; Avrupalı işletmelerin liderleri, çalışan deneyimini iyileştirmeyi ciddiye alıyor. Geçmiş dönemlerde sadece maaş, sosyal haklar, eğitim gibi konular çalışan deneyimini iyileştirmenin yegane yolları iken, bugün ise artık teknolojinin kullanımıyla çalışan deneyimini zenginleştirmek her zamankinden daha önemli olmaya başlamış durumda. İşletmelerin çoğu, gelecek planlarında bu duruma stratejik bir önem atfediyor. 

Raporda öne çıkanlar şu şekilde:

  • Çalışan deneyimini yönetmede bir liderlik boşluğu söz konusu. Üst düzey (C seviyesi) yöneticilerin sadece %27’si çalışanlarının kurumdaki deneyimlerini geliştirmeleri konusunda sorumluluk alıyor.  
  • Mobilite ve bilgiye erişim, çalışan deneyimi açısından büyük önem taşıyor.  Çalışanlar her yerden çalışabilme yeteneğine artık büyük değer veriyorlar. Bilgiye her an her yerden erişim, daha fazla verimlilik ve üretkenlik için çok önemli. 
  • BT ve İK kendi arasında köprüler inşa etmeli. Yüksek performans gösteren ve dijital olarak olgunluk seviyesi daha yüksek kuruluşların, BT stratejisi dahilinde çalışan deneyimini ve İK stratejisinde teknoloji kullanımının iyileştirilmesini göz önünde tuttukları görülüyor. Bunların çoğu, iş birliğini geliştirmek için hem BT hem de İK konusunda tecrübeli kişileri işe alıyor.
  • Çalışan deneyiminin ölçülmesi oldukça zor bir süreç. Avrupalı firmalar çalışan deneyimini ölçümleme konusunda zorlanıyorlar. Sadece %28’i çalışan deneyimindeki gelişmeleri finansal olarak açıkça ölçebilmekte.
Çalışan Deneyimi

Avrupalı yöneticilerin gündeminde

Günümüzde, çalışan deneyimini iyileştirme ihtiyacı kesinlikle Avrupa’daki üst yönetimlerin radarında olan bir konu. Ülkeler arasında ise dikkate değer farklılıklar mevcut: İngiltere’deki yöneticilerin %46’sı, Almanya’dakilerin ise yalnızca %26’sı üst yönetim seviyelerinde çalışan deneyiminin ‘yoğun biçimde’ tartışıldığını söylüyor. Bununla birlikte genel olarak, Avrupalı katılımcıların büyük bir çoğunluğu bu sorunu bir şekilde gündemlerine alıyor.

İşletmelerin bir bölümü olumlu geri dönüşler gözlemliyorlar. Avrupalı yöneticilerin yaklaşık dörtte biri (%26), çalışan deneyiminin kuruluşlarında son iki yılda net bir şekilde geliştiğine kesinlikle katılıyor.

Çalışan deneyimi için liderler aranıyor!

Konu çalışanların en üst düzeyde sorumluluk sahibi olmalarına gelince liderlik açığı olduğuna dair göstergeler ise ortaya çıkıyor. Avrupa’da C seviyesi yöneticilerin sadece %27’si kuruluş dahilinde bu konuda tam sorumluluk aldıklarını belirtiyor. Bir şirketin yarattığı çalışan deneyimini, bir dizi faktör belirliyor. Avrupalı işletmelerin yöneticilerine göre, bunlardan en önemlileri, maaşlar ve sözleşme koşulları. Ankete katılanların üçte biri (%32) bir şirketin çalışanlarına sağladığı teknolojiyi çalışan deneyiminin ilk üç kritik belirleyici faktörü arasında gösteriyor. Bununla birlikte bu oran, dijital açıdan daha gelişmiş kuruluşlar arasında daha yüksek (%37). Bu oran da dijital dönüşüm konusunda kararlı olan şirketlerin, teknolojinin çalışanlar üzerindeki etkisini dikkate alma ihtimalinin daha yüksek olduğu izlenimini veriyor. 

Konum bağımsız çalışabilmek çalışan deneyimi için en kritik kabiliyet

Ankette herhangi bir yerden çalışabilme kabiliyeti, en kilit etkiye sahip unsur olarak görülüyor. Bu yetiyi en yakından bilgiye erişim kolaylığı izliyor. Avrupa’daki yüksek performans gösteren kuruluşlardaki BT yöneticilerinin %54’ü, çalışan deneyimini iyileştirmenin BT stratejilerinin net bir hedefi olduğunu söylerken, bu oran düşük performans gösterenlerde ise yalnızca %3. Yüksek performans gösteren firmalardaki İK yöneticileri de, teknolojinin çalışanlar üzerindeki etkisinin kendileri için gündemin önemli bir maddesi olduğunu söylüyorlar. 

Çalışan Deneyimi

BT ve İK arasındaki işbirliğinde yükselen bir ivme var

Avrupalı şirketler, çalışan deneyimi için verimli ve ilgi çekici bir deneyim yaratmanın önemini kabul etmiş durumdalar. Özellikle çalışanlarının rakip firmalardan daha üretken ve daha katılımcı olduğuna inanan ve dijital dönüşümde daha fazla yol kat edenler, teknolojiyi farklı bir iş deneyimi oluşturma konusunda önemli bir faktör olarak görüyor. Bu, BT ve İK arasındaki iş birliğini derinleştirmek açısından yükselen bir ivmeyi ortaya koyuyor.

İK liderleri yapay zeka ve analitik gibi konularda uzmanlığa ihtiyaç duyacak

Ankete katılanların çoğunluğu, gelecekteki İK liderlerinin yapay zekâ ve analitik gibi teknoloji konularında uzmanlığa ihtiyaç duyacağına inanıyor. Yarının BT liderlerinin ise katılım ve refah gibi insana dair faktörlerde daha uzman olması gerektiği düşünülüyor. Yani bu iki birimin sadece kendi alanlarına dair, birbirlerinin alanlarına dair de artık uzmanlık geliştirip gelişmeleri en yakından takip etmeleri gerekiyor. Ankette, BT ve İK arasında çalışan deneyimi etrafında ortak bir dil oluşturma açısından Avrupa şirketlerinin, ABD ve Asya Pasifik’teki muadillerinin biraz gerisinde kaldığına dair göstergeler bulunuyor. Avrupalı BT ve İK liderlerinin mümkün olan en kısa sürede bu açığı kapamaları gerekiyor.


The Experience of Work Raporu:


Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir